Sözlük maddesi
Söyleniş
IPA/sevɟi/KS-H1 otomatik hecelemesev·gi
Kelime Sözlüğü tarafından yazımdan hesaplandı. Yöntemi gör.
Anlamları
Bu sözün geçtiği maddeler
İlgili sözler
Bu kelimeyle kullanılan atasözleri (21)
AnlamıSabretmeyi dinî bir değer olarak öven bir sözdür. Güçlük karşısında hemen vazgeçmemeyi ve davranışlarında ölçüyü korumayı öğütler.
AnlamıDertlere sabreden kişinin Tanrı tarafından ödüllendirileceği inancını yansıtan, sıkıntı içindeki kişiye teselli için söylenen bir söz.
Anlamıİnsanın kendisine yararı olan şeyi benimsemesini anlatır; akıllı kişinin öğüde yönelmesi buna örnek gösterilir.
AnlamıSert davranmanın bazen sevgiden, ağır iş yüklemenin de güven duymaktan kaynaklandığını ileri süren eski bir söz.
AnlamıBir insanı başkalarına sevdiren, davranışlarında görülen karakteridir. Bıçağın işe yararlığını belirleyen niteliği gibi, kişinin huyu da ilişkilerinde belirleyici olur.
AnlamıÇocuğa sevgiyi beşikteyken, eşe sevgiyi ise başkalarının yanında değil özel yaşamda göstermeyi öğütleyen eski bir söz.
AnlamıKolay bir seçenek varken iki zahmetli seçenekten birini seçmeye zorlanmaya itirazı anlatır. Sorunun sunduğu seçeneklerin dışına bakmayı hatırlatır.
AnlamıDeğer verdiğin bir şey için gereken emeği ve özveriyi göze almalısın. Büyük bir beklentiyi çok küçük bir çabayla karşılamaya çalışmanın yetmeyeceğini anlatır.
AnlamıGönülden yapılan bir yardım veya verilen armağan, insanlar arasında yakınlık oluşturabilir. Kendisine iyilik yapıldığını gören kişinin karşılık olarak sevgi duymasını anlatır.
AnlamıSevilen kişinin güzelliği, sevenin bakışında anlam kazanır. Herkesin aynı kişiyi güzel bulması gerekmediğini ve beğeninin kişisel olduğunu anlatır.
AnlamıSevdiğin kişinin veya istediğin şeyin yalnız güzel yanlarını seçemezsin. Onunla birlikte gelen güçlükleri de kabul etmeye hazır olman gerekir.
AnlamıGüzel bulunan şeyler insanların ilgisini çeker ve beğeni uyandırır. Söz, güzelliğe duyulan ortak yönelişi dile getirir.
AnlamıBir şeyin yararından sürekli faydalanmak isteyen, onu sağlayan imkânı da korumalıdır. İstenen sonucun bakımını, emeğini ve sorumluluğunu üstlenmek gerektiğini anlatır.
AnlamıKötü niyetli kişiler, denetimin zayıfladığı karışık ortamlarda daha rahat hareket eder. Belirsizlikten ve kargaşadan çıkar sağlama eğilimini anlatır.
AnlamıKonuklar ev sahibinin ilgisini paylaşmak istemeyebilir; ev sahibi de artan ağırlama yükünden yorulabilir. Misafirlikte oluşabilen bu gerilimi nükteli biçimde dile getirir.
AnlamıSana değer veren kişinin yoksulluğunu küçümseme; sana değer vermeyenin makamına kapılma. Sevgide servet ve unvandan önce karşılıklı yakınlığın önemini anlatır.
AnlamıSevginin karşılık bulduğunda sürdüğünü anlatan bir söz.
AnlamıKendisine sevgi gösterene yakınlık gösterip sevmeyene yüz vermeme tutumunu anlatır.
AnlamıBir kadının, töre dışı ilişki yaşadığı kişiyle ya da boşandığı eşiyle evlenmesini uygun görmeyen eski bir söz. İlk durumda güvensizliğin, ikincisinde önceki anlaşmazlıkların evliliği bozacağı düşüncesini yansıtır.
AnlamıBirini yetiştirmek isteyen kişi, onun gelişmesi için zorlayıcı bir çalışma yaptırabilir. Deri işçisinin malzemeyi işlemesi üzerinden, emek ve disiplinin her zaman rahat bir süreç olmadığını anlatır.
AnlamıBaşkalarına kötülük yapmak isteyen kişinin, kendisini rahatsız eden şeylerle karşılaşmasını anlatır.
Deyimler (1)
Bir kişiye yönelen sevginin çok sayıda insan tarafından coşkuyla gösterilmesi.
Kalıp sözler ve birleşik fiiller (3)
Bir kimseye veya bir şeye karşı içten bir yakınlık duymak.
Birine veya bir şeye gönülden bağlanmak, onu sevmek.
Sevdiğini sözleri, ilgisi veya davranışlarıyla belli etmek.
Türetilmiş kelimeler (2)
Sevilen kişi veya şey. İsim olarak, aralarında duygusal ilişki bulunan iki kişiden her biri.
Sevgi duymayan, göstermeyen veya sevgi görmeyen.
Birlikte kullanılan sözler (14)
Bir kişiye duyulan sevgiyi doğrudan bildiren cümle.
Anneye duyulan veya annenin çocuğuna gösterdiği sevgi; hangi anlamın kastedildiği cümleden anlaşılır.
Arkadaşlar arasındaki yakınlık ve birbirini önemseme duygusu.
Bağlama göre olağandan çok yoğun bulunan sevgi.
Babaya duyulan veya babanın çocuğuna gösterdiği sevgi; yönü bağlama göre belirlenir.
Çocuklara duyulan yakınlık ve onlarla ilgilenme isteği.
Doğal çevreye duyulan ilgi ve bağlılık.
Bir kişinin hayatını paylaştığı eşine duyduğu sevgi.
Hayvanlara duyulan yakınlık ve onların iyiliğini önemseme.
Kardeşler arasında duyulan yakınlık ve bağlılık.
İnsanları birbirine yakınlaştıran duygusal bağ.
Sevgiye dayanan yakınlık ve birlikte kalma duygusu.
Kişinin mensup olduğu millete karşı duyduğu bağlılık.
Kişinin yurduna duyduğu bağlılık ve onun iyiliğini istemesi.
Karşıt anlamlılar (1)
Bir kişiden, şeyden veya durumdan güçlü biçimde uzak durma ve onu istememe duygusu.
İlgili kelimeler (2)
Birine ya da bir şeye duyulan güçlü sevgi ve tutku.
- sevmekTemel kelime
Birine veya bir şeye içten yakınlık ve bağlılık duymak.