Sözlük maddesi
Söyleniş
IPA/ce.ˈt͡ʃi/Kaynak hecelemesike·çi
Anlamları
Boynuzlugiller (Bovidae) familyasının sığırlar (Bovinae) alt familyasından Capra cinsini oluşturan memelilere verilen ad.
İlgili sözler
Bu kelimeyle kullanılan atasözleri (12)
AnlamıDeğerli veya iyi nitelikli bir şeyden her zaman aynı ölçüde iyi sonuç alınmayacağını anlatır.
AnlamıBir kişinin kötü davranışı, içinde bulunduğu topluluğu da olumsuz etkileyebilir. Söz, kötülüğün çevreye yayılmasını kaba bir benzetmeyle anlatır.
AnlamıKimi kişiler çok zor durumda kalsalar bile inatlarından veya gururlarından vazgeçmez. Sonuçları ağırlaşsa da aynı tutumu sürdürmelerini eleştirir.
AnlamıGelişmeyi sınırlayan engeller ve tehlikeler olmasa büyümenin önü açılır. Keçi ile kurt benzetmesi, bir gücün başka bir güç tarafından sınırlandırılmasını anlatır.
AnlamıÇocuklar, büyüklerinin yaptıklarını örnek alır. Bir davranışı çocukta görmek istemeyen yetişkinin önce kendi davranışına dikkat etmesi gerekir.
AnlamıDış görünüş, tek başına bilgi veya olgunluk göstergesi değildir. Yaşlı ya da ciddi görünmekle gerçekten bilge olmak arasındaki farkı vurgular.
AnlamıKendinde yeterlik bulunmadığı hâlde her şeyin en iyisini isteyen, ön sırayı kendine hak gören kişi için söylenir. Yersiz kendini beğenmişliği eleştirir.
AnlamıBaşkasının büyük zararı karşısında kendi küçük yararını düşünenler için sitem olarak söylenen bir söz.
AnlamıBelli bir olgunluğa erişmemiş kişilerin kendilerini olduğundan büyük görmelerini anlatan bir söz.
AnlamıKüçük bir kazanç isteği, insanı büyük bir tehlikeye sürükleyebilir. Elde edilecek yararla göze alınan kayıp arasındaki ölçüsüzlüğe dikkat çeker.
AnlamıDaha iyisi bulunmadığında, sınırlı niteliğe sahip biri veya bir şey de çok değerli sayılabilir. Değer biçmenin eldeki seçeneklerden etkilendiğini anlatır.
AnlamıTeke etini yararlı, dişi keçi etini ise rahatsızlık verici sayan eski bir beslenme inanışını aktarır. Sözdeki karşılaştırma, tarihî halk anlayışını yansıtır.
Deyimler (3)
Bir toplulukta işlerin kötü gitmesinin sorumluluğu, haklı bir gerekçe olmadan üzerine yüklenen kişi.
Karşısındaki gerekçeleri dinlemeden kararında veya davranışında direnme.
Aklını yitirmiş gibi davranmak; ölçüsüz veya alışılmadık davranışlar göstermek için kullanılan mecazlı söz.
“keçi” ile kurulan birleşik kelimeler (17)
Uzun, parlak tüylerinden tiftik elde edilen ve Ankara adıyla tanınan keçi ırkı.
Dağlık ve kayalık alanlarda yaşayan yabani keçilere verilen ad.
Akmantar
Çenenin ucunda bırakılan, keçinin sakalını andıran sakal biçimi.
Yapraklarının alt yüzü açık renkli ve tüylü olan bir söğüt türü (Salix caprea).
Yaban mersini, özellikle Vaccinium myrtillus için kullanılan ad.
Dar, engebeli ve geçilmesi güç patika.
Başlıca kıl, süt ve et için yetiştirilen, Türkiye'de yaygın keçi tipi.
Malta kökenli, süt verimi için yetiştirilen keçi ırkı.
İnce ve uzun tüylerinden tiftik elde edilen keçi; Ankara keçisi.
Evcilleştirilmemiş, dağlık alanlarda yaşayan keçi.
Akdeniz ikliminde yetişen bir ağaç ve bu ağacın koyu kahverengi, uzun ve tatlı meyvesi.
Taneleri iri ve uzunca, kabuğu sert bir üzüm çeşidi.
Farklı bitkiler için kullanılan yerel bir ad. Galega officinalis ile gülgillerden Aruncus türleri bu adla anılır; tek bir bitki türünü belirtmez.
Alacakaranlıkta ve gece etkin olan çobanaldatan kuşunun diğer adı.
Baklagillerden, salkım hâlinde çiçekler açan çok yıllık otsu bitki (Galega officinalis).
Kesici ağzı üçgen biçiminde olan oyma kalemi
Türetilmiş kelimeler (1)
Keçisi bulunan veya keçilerle birlikte olan.