Alfabetik sözlük dizini
D harfiyle başlayan kelimeler, 1. sayfa
Bir maddeyi seçerek bütün anlamlarını, kullanım bilgilerini ve dayandığı kaynakları okuyabilirsiniz.
156 madde, 1. sayfa, toplam 2 sayfa.
- dağ keçisi
- Dağlık ve kayalık alanlarda yaşayan yabani keçilere verilen ad.
- dağdağalı
- Gürültülü patırtılı
- dağılım
- Dağılarak birbirinden ayrılma
- dağıtımcılık
- Dağıtımcının işi, distribütörlük
- dağvari
- Dağa benzer surette
- dairesel
- Daire ile ilgili
- daldırılmak
- Daldırmak işine konu olmak
- dalgalandırmak
- Dalgalı duruma getirmek.
- dalgınlaşmak
- Dalgın duruma gelmek
- dalgınlaştırmak
- Dalgın duruma getirmek
- dallanıp budaklanmak
- Bir konunun yeni ayrıntılar ve yan konularla genişleyerek karmaşıklaşması.
- dalsepet
- Ağaç dallarından örülmüş sepet.
- dalyancı
- Dalyanla balık avlayan balıkçı.
- damgalanmak
- Damgalamak işine konu olmak
- damgalatmak
- Damgalamak işini yaptırmak
- damlatılmak
- Damlatmak eylemi yapılmak.
- dana derisi
- Danadan elde edilen deri.
- danışılmak
- Danışmak eylemi yapılmak.
- danışman
- Bilgisine başvurulan uzman kişi
- dantel ağacı
- İç kabuğundaki lifler dantel gibi ağ biçiminde ayrılabilen Lagetta cinsinden tropikal ağaç.
- darağacı
- Asılarak ölüm cezasının uygulanması için kurulan düzenek.
- daralamak
- Bir teraziyi, bir ölçü aletini dengeye getirmek amacıyla darayı ayarlamak.
- daraltılmak
- Daraltmak eylemi yapılmak.
- daraltmak
- Dar duruma getirmek
- dargınlaşmak
- Dargın bir durum almak
- darıltmak
- Darılmasına sebep olmak
- davetiye
- Çağrı belgesi, celp
- davulculuk
- Davulcunun işi.
- dayanıklılaştırmak
- Dayanıklı, sağlam bir duruma getirmek.
- dayanıksızlaşmak
- Dayanıksız bir duruma gelmek.
- dayanışmak
- Bir şeyi gerçekleştirmek için duygu, düşünce ve çıkar birliği göstermek, birbirini kollamak, mütesanit olmak.
- dayanışmalı
- Aralarında dayanışma bulunan
- dayatışma
- Kendi isteğinde inatlaşma
- dayattırmak
- Dayatmak işini yaptırmak
- de
- Dahi, bile anlamında ayrı yazılan bağlaç
- dedikoduculuk
- Dedikodu yapma işi
- dedirmek
- Demek zorunda bırakmak.
- dedirtmek
- Demek zorunda bıraktırmak
- deflektör
- Bir akımın (elektrik, hava, su vb.) doğrultusunu değiştirme işinde kullanılan aygıt, saptırıcı.
- defosuz
- Defosu olmayan, sağlam
- değerlendirilmek
- Değerlendirmek eylemi yapılmak, kıymetlendirilmek.
- değerlilik
- Değerli olma durumu, kıymetlilik.
- değinme
- Değinmek işi, temas
- değinmek
- Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek, dokunmak, temas etmek.
- değirmen
- Tahıl, kahve gibi taneli maddeleri ezip öğüten düzenek veya araç.
- değirmenci
- Değirmen işleten kimse
- değirmencilik
- Değirmen işletme işi
- değirmenli
- Değirmeni veya öğütme düzeneği bulunan.
- değirmenlik
- Değirmende öğütülmek üzere ayrılan tahıl için kullanılan niteleme.
- değirmensiz
- Değirmeni veya öğütme düzeneği bulunmayan.
- değişimli
- Değişme özelliği gösteren
- değişimsel
- Değişimle ilgili.
- değişimsiz
- Değişme özelliği göstermeyen
- değiştirici
- Değiştirme özelliği olan.
- değiştirtmek
- Değiştirmek işini yaptırmak
- dehdeh
- Çocuk dilinde at
- dekatloncu
- Dekatlon yarışmalarına katılan atlet.
- dekorcu
- Sahneye konulacak, filme alınacak yapıtın dekorlarını hazırlayan sanatçı.
- dekore
- Süsleme amacıyla düzenlenmiş
- delegelik
- Delegenin görevi, murahhaslık
- delicesine
- Aşırı bir biçimde, delice
- delikanlı
- Çocukluk çağından çıkmış genç erkek.
- delişmenlik
- Delişmen olma durumu, delişmence davranış, zıpırlık.
- demeç
- Herhangi bir konuda yetkili kişinin yayın organlarına yaptığı açıklama, beyanat
- demeç vermek
- Bir konu hakkındaki görüşünü basına veya kamuoyuna açıklamak.
- demetçi
- Demet yapan kimse
- demetlemek
- Demet yapmak, demet durumunda ayırıp bağlamak
- demetlenmek
- Demet yapılmak.
- demetletmek
- Demet yaptırmak
- demir ağacı
- Odunu çok sert ağaçlar için kullanılan ad. Casuarina cinsindeki ağaçlar bu adla anılır.
- demir leblebi
- Başa çıkılması veya yapılması çok güç kişi ya da iş için kullanılan benzetme.
- demircilik
- Demircinin yaptığı iş.
- demografik
- Nüfus bilimiyle ilgili
- denenmek
- Denemek işine konu olmak
- denetleyici
- Denetleyen kimse
- dengelemek
- Dengeli duruma getirmek
- denizaşırı
- Birbirinden denizlerle ayrılmış
- denklemek
- Denk duruma getirmek
- denkleşmek
- Birbirine denk olmak, denk duruma gelmek
- densizlenmek
- Densizlik etmek
Bu dizin yayımlanmış maddeleri içerir. Bir kelimenin listede bulunmaması, Türkçede kullanılmadığı anlamına gelmez.