Alfabetik sözlük dizini
M harfiyle başlayan kelimeler, 1. sayfa
Bir maddeyi seçerek bütün anlamlarını, kullanım bilgilerini ve dayandığı kaynakları okuyabilirsiniz.
116 madde, 1. sayfa, toplam 2 sayfa.
- maarif
- Bilgi ve kültür
- mabet ağacı
- Yelpaze biçimli yapraklarıyla tanınan Ginkgo biloba adlı ağaç.
- maceracı
- Tehlikeden, güç olanı başarmaktan, bilinmeyeni aramaktan tat aldığı için macera arayan kimse.
- maceraperest
- Maceraya girmeyi, maceraya atılmayı seven kimse.
- madalyalı
- Madalya almış olan
- madem
- "Değil mi ki, -diği için, -diğine göre" anlamlarında sebep göstermek için, başına getirildiği cümleyi daha sonraki cümleye bağlayan bir söz, mademki
- madenci
- Maden işleten kimse
- madımak
- İlkbaharda kırlarda yetişen, ufak yeşil yapraklı, yenilebilen bir kır bitkisi
- mağaza
- Büyük dükkân
- mahalleli
- Aynı mahalleden olan
- mahir
- Becerikli, yetenekli, kabiliyetli, uz
- Maltız keçisi
- Malta kökenli, süt verimi için yetiştirilen keçi ırkı.
- mangal
- İçine kor konulan, ısınmaya ya da yemek pişirmeye yarayan, bakırdan ya da pirinçten yapılan üstü açık ve ayaklı kap
- mantar ağacı
- Kalın, mantarımsı kabuğuyla tanınan Phellodendron amurense türü ağaç. Şişe mantarı elde edilen mantar meşesiyle aynı tür değildir.
- maraton
- Uzun mesafeli dayanıklılık koşusu, yarışı
- mars
- Tavlada oyunculardan birinin, karşı taraf hiç pul almadan, bütün pullarını toplayıp iki sayı kazanması
- maruz
- Bir olay veya durumun etkisinde veya karşısında bulunan
- master
- Üniversite diplomasıyla doktora arasındaki akademik derece, yüksek lisans derecesi
- maya ağacı
- Meyvelerinden yağ elde edilen Elaeis cinsindeki palmiyelere verilen ad; yağ palmiyesi.
- mazhar
- Bir şeyin ortaya çıktığı, göründüğü yer, kimse.
- mazlum
- Kendisine zulmedilen
- mazur
- Mazereti olan, mazeretli
- medet
- Yardım, imdat
- meditasyon
- Kişinin iç huzuru, sükûnet, değişik şuur halleri elde etmesine ve öz varlığına ulaşmasına imkân veren, zihnini tetkik etme teknikleri ve tecrübeleri
- meğerse
- Meğer, hâlbuki, oysa
- mehenk
- Altın gibi değerli madenlerin ayarını denemekte kullanılan mihenk taşının başka bir adı.
- melez
- Değişik türden hayvan veya bitkiden üremiş (hayvan veya bitki).
- melodi
- Kulağa hoş gelen, art arda dizilmiş notalar grubu; ezgi
- mensup
- Bir yerle veya bir kişiyle bağlantısı olan, ilişkili, -den olan, -e bağlı (kişi)
- menşeli
- Kökeni olan, kökenli
- merhaba
- Selam, esenleme.
- merhaba çakmak
- Birine samimi ve teklifsiz biçimde selam vermek.
- merhaba etmek
- Selamlaşmak; karşılaşıp kısa bir hâl hatır konuşması yapmak.
- merhaba siperi
- Kale girişini savunmak için kapının karşısındaki duvarda bulunan atış açıklığı.
- merhabalaşma
- Karşılıklı olarak merhaba diyerek selamlaşma.
- merhabalaşmak
- Karşılıklı olarak selam vermek.
- merhabalı
- Merhaba sözü içeren veya bu sözle yapılan.
- merhabası olmak
- Birini selamlaşacak kadar tanımak; onunla sınırlı bir tanışıklığı bulunmak.
- merhabasız
- Selam vermeyen veya selamlaşma içermeyen.
- merhabayı kesmek
- Bir kimseyle selamlaşmayı da bırakacak ölçüde ilişkisini kesmek.
- merkezli
- Bir merkeze sahip olan.
- mesela
- Misal olarak, bunun gibi
- meselâ
- Söz gelişi, söz gelimi, örneğin
- mesire
- Gezi yeri, gezilecek yer.
- meslektaş
- Aynı meslekten olanlardan her biri
- metrekare
- Kenarları 1 metre uzunluğunda olan kare şeklindeki bir yüzeyin alanı
- meyve ağacı
- Meyvesinden yararlanmak için yetiştirilen ağaç.
- mi
- Gam dizisinde re ile fa arasındaki ses ve bu sesi gösteren nota işareti
- mihenk
- Altının ayarını ölçmekte kullanılan taş, denektaşı
- mihnet
- Bela, musibet, sıkıntı, üzüntü
- mihnetli
- Sıkıntı ve güçlüklerle dolu; zahmetli.
- mihnetsiz
- Sıkıntı veya güçlük çekmeden gerçekleşen; zahmetsiz.
- millet sevgisi
- Kişinin mensup olduğu millete karşı duyduğu bağlılık.
- milletvekilliği
- Milletvekilinin görevi, mebusluk
- mimar
- Yapıların planını yapıp bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse
- mimarbaşı
- Özellikle Osmanlı saray teşkilatında mimarların çalışmalarını yöneten baş mimar.
- mimarca
- Bir mimarın bakış açısıyla, mimarlık anlayışına uygun biçimde.
- mimarlı
- Bir mimarın görev aldığı veya tasarımına katkıda bulunduğu.
- mimarlık
- Yapıları kullanım, estetik ve teknik koşulları birlikte gözeterek tasarlama mesleği ve sanatı.
- mimarsız
- Bir mimarın katılımı veya tasarım katkısı bulunmayan.
- mimarsızlaşmak
- Mimarın katılımından veya mimarlık katkısından yoksun hâle gelmek.
- mimarsızlık
- Bir işte veya alanda mimarın ya da mimarlık katkısının bulunmaması.
- mine
- Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı
- mine çiçeği
- Mine çiçeğigillerden, yaprakları karşılıklı ve oymalı, çiçekleri başak durumunda alacalı, mavi veya menekşe renginde, sapı dört köşeli olan güzel kokulu bir bitki. Bu bitkinin çiçeği.
- minicik
- Küçücük, ufacık
- minik
- Küçük ve sevimli
- minnacık
- Çok küçük, minimini
- minyatür
- Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı
- mitoloji
- Çok eski zamanlarda yaşamış milletlerin maceralarından bahseden mitler, hikayeler
- mod
- Kişinin ruh hâli
- modelleme
- Bir fikrin, benzetme yöntemiyle açıklanması
- moderatör
- Toplantı yöneticisi
- mola
- Yorgunluğu gidermek için duraklama
- moruk
- Gençlere göre yaşlı anne, baba.
- motivasyon
- İç veya dış etkiyle kişiyi davranışa yönlendiren istek
- motorlu
- Motorla çalışan
- motorlu taşıt
- Hareketini bir motordan alan taşıt.
- motorlu tren
- Hareketini üzerinde bulunan motordan alan tren.
- mozaik
- Tatlı bisküvi parçalarıyla yapılan kakaolu pasta
- muhafaza
- Koruma, saklama, korunum
Bu dizin yayımlanmış maddeleri içerir. Bir kelimenin listede bulunmaması, Türkçede kullanılmadığı anlamına gelmez.