Alfabetik sözlük dizini
T harfiyle başlayan kelimeler, 1. sayfa
Bir maddeyi seçerek bütün anlamlarını, kullanım bilgilerini ve dayandığı kaynakları okuyabilirsiniz.
77 madde, 1. sayfa, toplam 1 sayfa.
- tabanlı
- Bir şeyin üzerine kurulu olan, o şeyin temelinde yatan
- tabir
- Rüya yorma, yorumlama
- tabir etmek
- Bir şeyi belli bir sözle anlatmak veya yorumlamak; özellikle rüyanın ne anlama geldiğini açıklamak.
- tabiri caizse
- Kullanılacak benzetmenin veya ifadenin tam karşılık olmayabileceğini belirterek söze giriş yapan kalıp.
- tabirname
- Rüyaların tabirini yapan kitap.
- tahkim
- Kuvvetlendirme, sağlamlaştırma
- tahminen
- Yaklaşık olarak, aşağı yukarı
- tahrir
- Yazma, kitabet, kompozisyon
- taki
- Takvalı kimse
- taktik
- Oyunlarda oyuncunun veya takımlardan herhangi birinin uygulayacağı oyun yöntemi.
- talep
- Bir şeyi isteme; istek veya istem. Ekonomide bir mal ya da hizmeti satın alma isteğini ve koşullarını anlatır.
- talihsiz
- Talihi ters olan, talihi kötü olan, şanssız, bahtsız (kimse).
- talim
- Öğretim, terbiye
- talip
- İsteyen, istekli
- tape
- Bir ses kaydının yazıya dökülmüş hâli
- tapulu
- Tapusu olan (taşınmaz).
- tarif
- Bir işin yapılış yöntemini açıklama ve belirtme.
- tarif etmek
- Bir şeyin özelliklerini veya bir işin nasıl yapılacağını anlatmak; bir yeri bulmak için yol göstermek.
- tarife gelmemek
- Bir duyguyu, güzelliği veya durumu sözlerle yeterince anlatamamak.
- tarifeli
- Belli bir tarifeye göre olan.
- tartışmalı
- Tartışma yapılan
- tartışmasız
- Tartışma götürmez
- tasarımcı
- Tasarım yapan kimse
- tasarımlı
- Tasarımlanmış, zihinde canlandırılarak biçim verilmiş.
- tasfiye
- Arıtma, ayıklama, temizleme
- taşınır
- Para, çek, senet, tahvil vb. değerli kâğıt, taşınabilir, menkul
- taşınır değer
- Pay senedi, tahvil ve bono gibi, ortaklık veya alacak hakkını temsil eden ve devredilebilen yatırım aracı; menkul kıymet.
- taşıyıcı
- Bir şeyi taşıyan kişi, hamal
- taşlı
- İçinde taş olan, taş karışmış olan (tahıl, bakliyat vb.)
- taşralı
- Taşra halkından olan (kimse), dışarlıklı.
- tatbik
- Uygulama, pratik
- tavan penceresi
- Bir mekânın üstten ışık almasını sağlayan, tavanda veya çatıda açılmış pencere.
- taviz
- Ödün, ödünleme
- tayin
- Belirleme veya bir göreve atama.
- taziye
- Ölen kimsenin yakınlarına başsağlığı dileme, taziyet
- teğet
- Bir eğrinin yanından geçen ve ona ancak bir noktada değen doğru
- teğet geçmek
- Bir şeye yalnız bir noktadan değerek geçmek. Mecaz olarak, bir olaydan çok az etkilenmek veya bir tehlikeyi kıl payı atlatmak.
- tekne kazıntısı
- Bir ailenin son doğan, çoğunlukla diğer kardeşlerinden oldukça küçük çocuğu için kullanılan söz.
- telafi
- Yerini doldurma
- telefon operatörü
- Telefon görüşmelerini bağlayan görevli; bağlama göre telefon hizmeti sunan işletme.
- tepkisiz
- Tepkisi olmayan.
- tercüme etme
- Bir dilde anlatılanı başka bir dilde ifade etme.
- tereddüt
- Kararsızlık, duraksama
- terk
- Bırakma, ayrılma
- terminal
- Otobüs, uçak vb. taşıtların yolcularını ilk aldığı veya son bıraktığı yer, duralga
- terzi
- Siparişe göre giysi üretmek için; her tür kumaşı biçme, prova yapma, dikme, süsleme, ütüleme ve müşteriye sunma bilgi ve becerisine sahip nitelikli kişi ve giysi dikilen yer, terzinin dükkânı.
- tesadüfi
- Rastlantısal
- tespih ağacı
- Açık mor çiçekler açan, sarı meyvelerinin sert çekirdekleri tespih yapımında kullanılabilen, yaprak döken ağaç (Melia azedarach).
- tespihli
- Tespihi bulunan veya elinde tespih tutan.
- tespihsiz
- Tespihi olmayan
- teşvik
- İsteklendirme, özendirme, terviç
- teyit
- Doğrulama, doğruluğunu onaylama
- tıkırında
- Yolunda, düzen içinde
- tırnak derisi
- Tırnağın dip ve kenar bölümlerinde bulunan ince deri.
- tiftik keçisi
- İnce ve uzun tüylerinden tiftik elde edilen keçi; Ankara keçisi.
- tik
- Herhangi bir kas kümesinin irade dışı hareketi
- tik ağacı
- Dayanıklı odunundan mobilya ve tekne yapımında yararlanılan tropikal ağaç; Tectona grandis.
- tipi
- Kar fırtınası
- tipik
- Bir kimseyi veya nesneyi niteleyen, karakteristik
- titrem
- Bir kişinin taşıdığı unvan.
- tiyatrocu
- Tiyatro oyuncusu
- tolerans
- Hoşgörü, müsamaha
- ton
- İnsan veya çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi
- top ağaç
- Gövdesi belirli bir yükseklikten budanarak tepesi yuvarlak biçimde dallandırılmış ağaç.
- toplama kampı
- İnsanların topluca ve çoğunlukla zorla tutulduğu, serbestçe ayrılamadığı kamp.
- toraman
- İri yapılı (genç)
- tost
- Arasına yağ sürülerek veya peynir gibi katık konularak özel makinesiyle gevretilip kızartılmış ekmek dilimi
- tosun
- Ergenleşmemiş erkek boğa
- trilyon
- Milyar kere bin, 1.000.000.000.000
- tur operatörü
- Tur düzenleyen kişi
- turistik
- Turizmle ilgili olan
- turizm
- Dinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla yapılan gezi
- turnagagası
- Meyvesinin uzantısı turna gagasını andıran Geranium cinsinden bitkilerin ortak adı.
- tutkal
- Deri, kıkırdak vb. hayvansal maddelerden elde edilen, katılaşıp sertleşme özelliğiyle tahta, kâğıt vb. yapıştırmaya yarayan madde
- tutkulu
- Tutkusu olan, ihtiraslı
- tutkun
- Birine veya bir şeye güçlü bir ilgi ve bağlılık duyan.
- tünaydın
- Öğleden sonra, akşamdan önce kullanılan bir selamlama ünlemi.
Bu dizin yayımlanmış maddeleri içerir. Bir kelimenin listede bulunmaması, Türkçede kullanılmadığı anlamına gelmez.