Alfabetik sözlük dizini
B harfiyle başlayan kelimeler, 1. sayfa
Bir maddeyi seçerek bütün anlamlarını, kullanım bilgilerini ve dayandığı kaynakları okuyabilirsiniz.
361 madde, 1. sayfa, toplam 5 sayfa.
- baba sevgisi
- Babaya duyulan veya babanın çocuğuna gösterdiği sevgi; yönü bağlama göre belirlenir.
- baba yerli
- Evlilikten sonra çiftin erkeğin ailesinin yanında veya yakınında yaşadığı yerleşme düzenine ilişkin olan.
- babacıl
- Babasına çok düşkün olan.
- babet
- Kısa ökçeli, hafif kadın ayakkabısı.
- badana
- Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya
- badanacılık
- Badanacının yaptığı iş
- badanalatmak
- Badanalamak işini yaptırmak
- badanasız
- Badana edilmemiş
- badem
- Gülgillerden, baharda beyaz ya da pembe çiçek açan, yapraklarını döken meyve ağacı.
- badem ağacı
- Badem meyvesini veren, ilkbaharda pembe veya beyaz çiçek açan ağaç.
- bademci
- Badem satan kimse
- bademcik
- Boğazda bulunan, bağışıklık sisteminin parçası olan lenf dokusu oluşumlarından her biri; tonsil.
- bademcikli
- Bademcikleri bulunan; bademcikleri alınmamış olan.
- bademciksiz
- Bademcikleri alınmış olan.
- bademcilik
- Badem satmayı meslek olarak yapma.
- bademli
- İçinde veya üzerinde badem bulunan.
- bademlik
- Badem ağaçları çok olan yer, badem bahçesi.
- bademsi
- Biçimi bademe benzeyen.
- bademsiz
- İçinde badem bulunmayan
- bağdaş
- Sol ayağını sağ uyluğun, sağ ayağını sol uyluğun altına alarak oturma biçimi.
- bağdaşıklaştırmak
- Bağdaşık duruma getirmek, homojenleştirmek
- bağdaşım
- Tutarlık, tutarlılık, insicam
- bağdaşmaz
- Uyuşmaz, tutarsız
- bağdaşmazlık
- Uyuşmazlık, geçimsizlik
- bağımlamak
- Bağımlı duruma getirmek.
- bağımlaşım
- Karşılıklı olarak birbirini etkileme, birbirine bağımlı olma durumu.
- bağımlılaşma
- Bağımlı duruma gelme, bağımsızlığını yitirme.
- bağımlılaşmak
- Bağımlı duruma gelmek, tabi olmak.
- bağımsızlaşmak
- Bağımsız duruma gelmek, istiklalini ilan etmek
- bağımsızlaştırmak
- Bağımsız duruma getirmek
- bağıntısal
- Bağıntıyla ilgili olan, bağıntı özelliği taşıyan.
- bağırtkan
- Çok bağırıp çağıran (kimse).
- bağırtmak
- Bağırmasına yol açmak
- bağışçı
- Bağış yapan kimse
- bağlamlama
- Herhangi bir konuyu, olguyu ya da nesneyi çevresindeki ögeleriyle birlikte ele alma, işleme.
- bağlamsal
- Bağlam ile ilgili
- bağlaşıklık
- Bağlaşık olma durumu
- bağlatmak
- Bağlamak işini yaptırmak
- bağlılaşmak
- İki şey arasında karşılıklı bağıntı olmak.
- bağrışma
- Bağrışmak eylemi, birlikte bağırma.
- bağrıştırmak
- Bağırmasına yol açmak, hep birden bağırtmak
- baharatçılık
- Baharat satma işi
- bahariye
- Divan edebiyatında, bahar betimlemesiyle başlayan kaside.
- bahçıvanlık
- Bahçıvanın yaptığı iş
- bahtsız
- Bahtı kötü olan, mutsuz, talihsiz, kadersiz, kötü talihli, bibaht
- bakadurmak
- Bakma işini sürdürmek
- bakakalmak
- Şaşkınlıktan gözünü ayıramamak
- bakalitli
- Bakalit kaplamalı
- bakırlaşmak
- Bakır rengini almak, (rengi) bakırın rengine benzemek.
- baklava
- Aralarına ceviz veya fıstık gibi bir iç konan ince yufka katlarının pişirilip şerbetlenmesiyle hazırlanan tatlı.
- baklavacı
- Baklava üreten veya satan kimse.
- baklavacılık
- Baklava hazırlamayı veya satmayı meslek olarak yapma.
- baklavalı
- İçinde baklava bulunan
- baklavalık
- Baklava hazırlamaya uygun olan veya bu iş için ayrılan.
- baklavasız
- Baklava bulunmayan.
- bal
- Arıların nektarı veya bitki ve böcek kaynaklı şekerli salgıları işleyip peteklerde olgunlaştırmasıyla oluşan yoğun, tatlı besin.
- bal dök de yala
- Bir yerin son derece temiz olduğunu anlatmak için söylenir.
- balaklava
- Kafa, yüz ve omzu örten bir tür başlık, kar maskesi
- balcı
- Bal üretimiyle veya bal satışıyla uğraşan kişi.
- balcılık
- Bal üretmeyi ya da bal ticaretini meslek edinme.
- balçıklama
- Balçıkla sıvama.
- baldıranlık
- Çok baldıran yetişen yer.
- baldırlık
- Bacağın baldır kısmını korumaya yarayan metal levha.
- balgümeci
- Bal peteğini andıran bir tür dikiş büzgüsü
- balhane
- Balın süzüldüğü ve kavanozlandığı yer.
- balıklandırma
- Önemli büyüklükte bir su birikintisinde balıkların yaşadığı bir biyolojik ortam oluşturma.
- ballandırmak
- İmrendirecek şekilde övmek.
- ballanma
- Meyvenin olgunlaşıp daha tatlı hâle gelmesi.
- ballanmak
- Tatlılaşmak, olgunlaşmak.
- ballı
- İçinde bal bulunan
- balonlamak
- Rüzgârı pupadan alıp seyrederken yelkeni şişirip havalandırmak.
- balsa
- Çok hafif olan ve kolay işlenebilen odunu model, maket vb. yapımında kullanılan bir tür ağaç.
- baltacık
- Küçük el baltası
- baltalamak
- Balta ile kesmek
- balyalamak
- Balya yapmak, denk yapmak.
- balyalanmak
- Balyalamak işi yapılmak
- balyozlamak
- Balyozla vurmak, balyozla dövmek.
- balyozlanmak
- Balyoz ile dövülmek
- bambaşka
- Büsbütün başka, apayrı, değişik, farklı
- ban ağacı
- Moringa oleifera türü tropikal ağacın adı. Bazı kullanımlarda sepetçi söğüdü için de söylenir.
Bu dizin yayımlanmış maddeleri içerir. Bir kelimenin listede bulunmaması, Türkçede kullanılmadığı anlamına gelmez.