Alfabetik sözlük dizini
B harfiyle başlayan kelimeler, 2. sayfa
Bir maddeyi seçerek bütün anlamlarını, kullanım bilgilerini ve dayandığı kaynakları okuyabilirsiniz.
361 madde, 2. sayfa, toplam 5 sayfa.
- banak
- Ekmek parçası, lokma
- bandırma
- İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılan sucuk
- bangırdamak
- Öfkelenerek yüksek sesle bağırıp çağırmak, bangır bangır bağırmak.
- bantlamak
- Bantla iki şeyi birbirine tutturmak, bant yapıştırmak.
- bantlık
- Kayıtlı manyetik şeritlerin bulunduğu yer.
- banyolu
- Banyosu olan, banyo ihtiva eden
- barbaşı
- Halk oyunlarından barda sıranın en sağında bulunan ve başı çeken kişi.
- barcı
- Bar işleten kimse
- bardaklık
- Kahvelerde tezgâh üstüne konan bölmeli bardak dolabı.
- barınaksız
- Barınağı, sığınacak yeri olmayan
- barışçı
- Barış isteyen, barış taraftarı olan
- barıştırmak
- Barışmalarını sağlamak, ara bulmak, (dargın olanların anlaşıp uzlaşması için) arabuluculuk etmek.
- barikatlamak
- Barikat ile çevirmek, barikat yapmak
- baritli
- İçinde barit bulunduran
- barkan
- Çöllerde rüzgârın estiği yöne dikey, ay biçiminde kumul
- barklanmak
- Ev sahibi olmak; evlenmek
- barlanmak
- Küf bağlamak, kirlenmek.
- baro
- Bir kent ya da bir bölge avukatlarının bağlı oldukları meslek kuruluşu
- baron
- Bazı monarşilerde en düşük soyluluk unvanı
- barones
- Baronun eşine verilen san.
- baronluk
- Baronun görevi ya da baronun yönetiminde olan ülke.
- baryumlama
- Fotoğrafçılıkta kağıtları baryum sülfatla kapladıktan sonra üzerine ışığa duyarlı emülsiyon dökme.
- basarık
- Dokuma tezgâhlarının ayaklığı.
- basıklaştırmak
- Basık durumuna getirmek
- basıla
- Düzeltilerde "basınız, basılsın" anlamlarında kullanılan terim.
- basiret
- Bir durumun ardındaki gerçeği ve doğurabileceği sonuçları kavrama yetisi.
- basiretli
- Bir durumu doğru değerlendirip olası sonuçlarını gözetebilen.
- basiretlice
- Sağgörülü bir değerlendirmeye dayanan veya bu niteliği taşıyan.
- basiretlilik
- Durumları ve olası sonuçlarını doğru değerlendirebilme niteliği.
- basiretsiz
- Gerçekleri görebilmekten uzak, sağgörüsüz
- basiretsizce
- Bir durumu ve doğurabileceği sonuçları yeterince gözetmeden.
- basiretsizlik
- Sağgörü yoksunluğu, sağgörüsüzlük.
- basket
- Basketbol sporunda topu potaya atarak elde edilen sayı
- basketbolcu
- Basketbol oyuncusu, basketçi
- baskılık
- Bir masadaki kâğıtların uçmaması için üzerlerine konulan özel biçimdeki ağırlık, kâğıt ağırlığı
- basmacı
- Pamuklu, tülbent vb. üzerine kalıpla desen basan kimse.
- basmacılık
- Basma alım satımı
- basmahane
- Basma yapılan işyeri.
- basmakalıplaşmak
- Basmakalıp durumuna gelmek
- bastırılmak
- Bastırmak eylemine konu olmak.
- bastırtmak
- Bastırma işini yaptırmak
- başağaç
- Ahşabın liflere dik kesilmesiyle elde edilen, yıllık halkaların görüldüğü uç kesit veya bu yönde kesilmiş parça.
- başaklı
- Başağı olan (ekin)
- başarılmak
- Başarıyla sona ermek.
- başarısız
- Başarı göstermeyen, muvaffakiyetsiz
- başasistan
- En kıdemli asistan
- başasistanlık
- Başasistan olma durumu
- başdekorcu
- Dekorcuların başı, dekor hazırlamada en üst sorumlu
- başdenetçi
- En üst düzeydeki denetçi, başmurakıp
- başdenetmen
- En üst düzeydeki denetmen, başmüfettiş
- başeser
- Şaheser, başyapıt
- başeski
- En kıdemli kimse
- başı yukarıda olmak
- Kendini beğenmiş olmak
- başıbozukluk
- Başıbozuk olma durumu
- başkalaşmak
- Başka bir niteliğe bürünmek
- başkalaştırmak
- Başka bir duruma getirmek
- başkesit
- Ağacın boyuna dikey yönde kesilmesi sonunda yıl halkalarının çember biçiminde görüntü verdiği yüzey.
- başlatıcı
- Bir şeyin, bir eylemin başlamasını sağlayan, başlatan.
- başlatılmak
- Başlatmak eylemi yapılmak.
- başmabeyinci
- Osmanlı sarayında mabeyincilerin başı.
- başmisafir
- En değerli konuk
- başmüdür
- En üst aşamadaki müdür.
- başmüdürlük
- Başmüdür olma durumu
- başmühendis
- En üst aşamadaki mühendis.
- başoda
- Geleneksel Türk evinde özenle döşenmiş en büyük oda.
- başrol
- Bir filmin ya da bir tiyatro yapıtının baş kahramanını canlandırma işi.
- başsedir
- Geleneksel Türk evlerinde odalarda saygın kişiler, konuklar için ayrılmış sedir.
- başuzman
- En yüksek aşamada bulunan uzman.
- başuzmanlık
- Başuzman olma durumu
- başvurdurmak
- Başvuru işi yaptırmak, müracaat etmesini sağlamak, müracaat ettirmek
- başvurucu
- Bir iş için başvuran kimse, müracaatçı.
- başyardımcı
- Bir kuruluş ya da kurumda yöneticinin yardımcılarının başı olan kimse.
- batırılmak
- Batırmak eylemine konu olmak.
- battal
- İşe yaramaz, kullanılmaz
- bayatlamak
- Tazeliği yitirmek
- bayatsımak
- Bayatlamaya yüz tutmak
- bayındırlaşmak
- Bayındır duruma gelmek.
- bayramlaşmak
- Birbirinin bayramını kutlamak
- bazısı
- Birtakımı, kimisi
- be
- "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü
Bu dizin yayımlanmış maddeleri içerir. Bir kelimenin listede bulunmaması, Türkçede kullanılmadığı anlamına gelmez.