Alfabetik sözlük dizini
B harfiyle başlayan kelimeler, 4. sayfa
Bir maddeyi seçerek bütün anlamlarını, kullanım bilgilerini ve dayandığı kaynakları okuyabilirsiniz.
361 madde, 4. sayfa, toplam 5 sayfa.
- bidoncu
- Bidon satan kimse
- bihaber
- Habersiz bir biçimde
- bilader ağacı
- Kaju çekirdeğini veren tropikal ağaç; Amerikan elması.
- bildirişmek
- Bir duygu veya düşünceyi işaretle veya sesler dizgesiyle bildirerek anlaşmak
- bileklik
- Oyunlarda bileğin incinmesini önlemek için takılan sargı
- biletçilik
- Bilet satma işi
- bilgisayarcı
- Bilgisayar alım satımcısı
- bilgisayarlaşmak
- Bilgisayar düzeniyle donatılmak
- bilimselleştirmek
- Bilimin metotlarına uygun duruma getirmek
- bilimsever
- Bilimi seven, bilimle uğraşan.
- bilinçaltı
- Henüz bilince çıkmamış duyguların bulunduğu varsayılan zihin bölgesi, şuuraltı
- bilinçlenmek
- Bilinçli duruma gelmek, şuurlanmak.
- bilinçli
- Kendi hareketlerinin farkında olan
- billboard
- Kamusal alanlarda çeşitli duyurular ve reklamların yapıştırıldığı ya da yayımlandığı büyükçe pano, duyurumluk
- billurlu
- İçinde billur bulunan
- binyıl
- Bin yılı içine alan zaman dilimi, milenyum
- bir
- En küçük sayma sayısı
- bir arpa boyu yol almak
- Yapılan bir işle ilgili çok fazla ilerleyememek.
- bir deri bir kemik kalmak
- Çok zayıflamak; bedeninde et kalmamış gibi görünmek.
- birader
- Erkek kardeş
- birikme
- Toplanıp yığılma.
- birileri
- Bazı kimseler
- birkaç
- Kesin sayısı belirtilmeyen az miktarda; birden fazla.
- birleşilmek
- Birleşmek işi yapılmak, bir araya gelinmek, buluşulmak
- birtakım
- Bazı; sayısı veya hangileri olduğu tek tek belirtilmeyen.
- bitimli
- Sonu olan, sonlu
- bitiştirmek
- Bitişmesini sağlamak
- bitkici
- Bitki yetiştiren kimse
- bitkicilik
- Bitki yetiştirme işi
- bizzat
- Kendi, kendisi, şahsen
- blog
- Teknik bilgi gerektirmeden istedikleri şeyleri istedikleri şekilde yazan insanların oluşturabildikleri, günlüğe benzeyen ağ sayfası; ağ günlüğü.
- bloklaşmak
- Blok durumuna gelmek
- blöfçü
- Blöf yapan kimse
- bocalatmak
- Bocalamasına yol açmak
- bodun
- Boyların birleşmesiyle oluşan topluluk.
- bodurlaşmak
- Bodur duruma gelmek
- boğuklaşmak
- (Ses) boğuk duruma gelmek, kısıklaşmak
- boğumlamak
- Boğum durumuna getirmek
- bolkar
- Üzerine basıldığında çöken, yumuşak, pamuksu kar tabakası.
- bollanma
- Bol duruma gelme
- bollatma
- Bol duruma getirme
- bollatmak
- Bol duruma getirmek, genişletmek
- borazancıbaşı
- Birçok borazancının başı olan borazancı.
- bornoz
- Yıkandıktan sonra kullanılmak için havlu biçimindeki giyecek
- bostancılık
- Bostan işleriyle uğraşma
- boşattırmak
- Boşatma işini yaptırtmak
- boşlama
- Boşlamak işi, ihmal
- botanik
- Bitki bilimi
- boyalamak
- Gelişigüzel boya sürmek
- boyasız
- Boya sürülmemiş
- boyatılmak
- Boyamak işi yaptırılmak, boya sürdürülmek
- bozca
- Rengi boza çalan
- bozkırlaşmak
- Bozkır durumuna gelmek
- bozrak
- Rengi boza çalan
- böceksiz
- İçinde böcek bulunmayan
- briketlemek
- Briket hâline getirmek
- briyantinsiz
- Briyantin sürülmemiş
- budak
- Bir dalın gövdeye bağlandığı yerdeki odunsu bölümün, tahta veya kerestede görülen sert ve yoğun kısmı.
- budaklanmak
- Budak sürmek, dallanmak.
- budaklı
- Yapısında bir veya birden fazla budak bulunan.
- budaklılık
- Ağaç malzemede budak bulunması durumu.
- budaksız
- Üzerinde ya da içinde budak bulunmayan.
- budatmak
- Budamak işini yaptırmak
- buğulaşma
- Buğulaşmak işi, buharlaşma
- buğulaşmak
- Buğu durumuna gelmek, buharlaşmak
- buharlamak
- Buharın tesirine bırakmak
- buklesiz
- Kıvrımları olmayan (saç)
- bulandırıcı
- Bulantı veren.
- bulanıklaştırmak
- Bulanık duruma getirmek
- buldurmak
- Bulmak işini yaptırmak
- buldurtmak
- Bulmasını veya buldurmasını sağlamak
- bulgulamak
- Yeni olayları ve bilgileri bulmak
- Bulgurlu’ya gelin mi gidecek?
- Birinin hazırlanırken gereğinden çok oyalanmasını eleştirmek için sorulan alaylı soru.
- bulgurluk
- Bulgur yapmaya elverişli
- buluşturmak
- Bir araya gelmelerini sağlamak, bir araya getirmek
- buluşulmak
- Buluşmak işi yapılmak
- bulut
- Atmosferde asılı duran küçük su damlaları veya buz kristallerinin oluşturduğu, gözle görülebilen küme.
- bulutça
- Edebî anlatımda, bulut gibi.
- bulutçu
- Edebî anlatımda bulutları toplayıp taşıyan hayalî kişi.
- bulutçuk
- Küçük bir bulut.
Bu dizin yayımlanmış maddeleri içerir. Bir kelimenin listede bulunmaması, Türkçede kullanılmadığı anlamına gelmez.