Alfabetik sözlük dizini
İ harfiyle başlayan kelimeler, 1. sayfa
Bir maddeyi seçerek bütün anlamlarını, kullanım bilgilerini ve dayandığı kaynakları okuyabilirsiniz.
67 madde, 1. sayfa, toplam 1 sayfa.
- icabet
- Çağrıyı yerine getirme, çağrıya gitme
- iç deri
- Embriyolojide embriyonun iç hücre tabakası; endoderm. Bitki anatomisinde ise özellikle kökte iletim dokularını çevreleyen en iç kabuk tabakasıdır.
- iç mimar
- Bir yapının iç mekânlarını kullanım, malzeme, ışık ve görünüm bakımından tasarlayan meslek sahibi.
- içki sefası
- İçki içerek geçirilen keyifli zaman.
- iddialı
- Bir iddiası olan
- idealist
- İdealizm öğretisine bağlı filozof
- ideolojik
- İdeoloji ile ilgili
- idris ağacı
- Mahlep
- iğ ağacı
- Odunundan iğ gibi küçük ahşap eşyalar yapılabilen Euonymus cinsindeki çalı ve küçük ağaçlara verilen ad.
- ihracat
- Bir ülkenin ürettiği malları başka ülkelere satması, dış satım.
- ihraç
- Çıkarma, dışarıya atma
- ihtisas
- Belli bir alanda derinleşme, geniş bilgi sahibi olma; branşlaşma
- ikaz
- İhtar, uyarı
- ikincil
- Asıldan sonra gelen, tali
- ilelebet
- Sonsuzluk boyunca, sonsuzluk boyu, sonsuzca, sürgit
- ileti
- Bildirme yazısı
- iletici
- Bir şeyi başka bir yere ya da kişiye ulaştıran; iletim işini yapan.
- ilmek
- Çözülmesi kolay düğüm, eğreti düğüm, ilmik
- ima
- Dolaylı olarak anlatma, üstü kapalı olarak belirtme, işaretleme, anıştırma, ihsas
- imalı
- Söylemek istediğini doğrudan belirtmeyip sezdiren.
- imasız
- Söylenmek isteneni açıkça belirten; dolaylı bir anlam veya sezdirme içermeyen.
- inadına
- Terslik olsun diye
- inanılmaz
- İnanılması çok güç veya imkânsız olan
- inkârcı
- İnkâr eden kimse
- inkılap
- Değişme, bir halden başka bir hale gelme.
- insani
- İnsanla ilgili, insana özgü
- insülin
- Pankreas tarafından salgılanan, kanda şeker oranını ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon
- interaktif
- Bilişim cihazlarında ekrandaki görsel veya yazılı içeriğin kullanıcı tarafından değiştirilebilmesi veya yönlendirilebilmesi
- ipek ağacı
- Gülibrişim adıyla da bilinen, pembe çiçekli ve yaprak döken süs ağacı (Albizia julibrissin).
- ironik
- İroniye dayalı, ironi özelliklerini taşıyan, ironi metodunu kullanan.
- isabet
- Hedefe varma, hedefi vurma
- ispat etmek
- Bir iddianın doğruluğunu delillerle ortaya koymak.
- ispatlamak
- Bir iddianın doğruluğunu delillerle göstermek.
- istikrar
- Aynı kararda, biçimde sürme, kararlılık, stabilizasyon
- istikrarcı
- Kararlılığı ve mevcut düzenin devamını gözeten.
- istikrarcılık
- Düzenin ve sürekliliğin korunmasını öncelik sayan yaklaşım.
- istikrarlaşma
- Bir düzenin veya dengenin yerleşmesi, kararlı hâle gelme süreci.
- istikrarlaşmak
- Bir düzene veya dengeye kavuşarak kararlı hâle gelmek.
- istikrarlaştırıcı
- Denge ve süreklilik sağlayan, kararlı bir düzen oluşmasına yardımcı olan.
- istikrarlaştırılma
- Bir durumun müdahale veya düzenleme sonucunda denge ve süreklilik kazanması.
- istikrarlaştırılmak
- Yapılan bir müdahale veya düzenlemeyle dengeli ve kararlı duruma getirilmek.
- istikrarlaştırma
- Bir duruma denge ve süreklilik kazandırma işi.
- istikrarlaştırmak
- Bir şeyi dengeli ve kararlı duruma getirmek; düzeninin sürmesini sağlamak.
- istikrarlı
- İstikrarı olan
- istikrarlıca
- Düzenini ve sürekliliğini koruyarak, belirgin dalgalanmalar göstermeden.
- istikrarlılaşma
- Düzen ve süreklilik kazanarak daha kararlı duruma gelme.
- istikrarlılaşmak
- Düzenini ve sürekliliğini daha sağlam koruyan bir duruma gelmek.
- istikrarlılaştırıcı
- Bir durumun daha düzenli ve kararlı olmasını sağlayan.
- istikrarlılaştırılma
- Bir durumun düzenleme veya etki sonucunda daha kararlı hâle getirilmesi.
- istikrarlılaştırılmak
- Bir düzenleme veya etkiyle daha düzenli ve kararlı hâle getirilmek.
- istikrarlılaştırma
- Bir işleyişe veya duruma düzen ve süreklilik kazandırma işi.
- istikrarlılaştırmak
- Bir durumu daha düzenli, sürekli ve kararlı hâle getirmek.
- istikrarlılık
- Bir durumun veya davranışın düzenini ve sürekliliğini koruması; kararlı olma durumu.
- istikrarsız
- Düzenli biçimde sürmeyen; sık değişen veya kararlılık göstermeyen.
- istikrarsızca
- Belirli bir düzeni veya kararlılığı sürdüremeden, sık sık değişerek.
- istikrarsızlaşma
- Dengenin, düzenin veya sürekliliğin bozulması süreci.
- istikrarsızlaşmak
- Dengesini veya düzenini yitirerek kararsız ve değişken hâle gelmek.
- istikrarsızlaştırıcı
- Dengeyi veya düzeni bozan, sürekliliği güçleştiren.
- istikrarsızlaştırılma
- Bir etki veya müdahale yüzünden dengenin ya da düzenin bozulması.
- istikrarsızlaştırılmak
- Bir etki veya müdahale sonucunda dengesi ya da düzeni bozulmak.
- istikrarsızlaştırma
- Dengeyi, düzeni veya sürekliliği bozma işi.
- istikrarsızlaştırmak
- Bir şeyin dengesini veya düzenini bozarak onu kararsız hâle getirmek.
- istikrarsızlık
- Bir durumun veya davranışın düzenli ve kararlı biçimde sürdürülememesi; sık sık değişmesi.
- işlevsel
- İşlevle ilgili
- itina
- Özen, ihtimam
- ivedilikle
- Çabukça, çabuk çabuk acele olarak
- iyi niyetli
- Davranışlarında başkasına zarar verme amacı taşımayan; olumlu bir sonuç isteyen.
Bu dizin yayımlanmış maddeleri içerir. Bir kelimenin listede bulunmaması, Türkçede kullanılmadığı anlamına gelmez.